Fosil Nedir? Fosil Nasıl Oluşur?

Fosiller, eski hayvan ve bitkilerin korunmuş kalıntıları veya kalıntı izleridir. Dünya’daki yaşamın tarihi hakkında bilgi veren fosiller Dünya ve çevremizin zaman içinde nasıl değiştiğini anlamamızı sağlarlar. Bu yazıda fosil nedir, fosil nasıl oluşur, fosilleri neden inceliyoruz konularında derlediğimiz bilgileri paylaşacağız.

Sürüngen fosili
Sürüngen fosili

Fosil Nedir?

Fosil (taşıl da denilmektedir) Latince kökenli bir sözcük olup “kazılabilir” anlamına gelmektedir. Zamanımızdan çok önceki yüzyıllarda yaşamış olan herhangi bir bitki ve hayvanın kalıntısı veya izleri bir fosildir.

Bir fosil, bir organizmanın tamamını veya sadece bir kısmını koruyabilmektedir. Örneğin kemikler, kabuklar, tüyler ve yapraklar fosil olabilir.

Fosiller çok büyük veya çok küçük olabilmektedir. Mikrofosiller sadece mikroskopla görülebilmektedir. Bakteriler ve polenler mikrofosillerdir. Makrofosiller birkaç metre uzunluğunda ve birkaç ton ağırlığında olabilir. Taşlaşmış ağaçlar veya dinozor kemiklerini makrofosil olarak nitelendirebiliriz.

Fosil Nasıl Oluşur?

Fosiller genellikle yerin derinliklerindeki kaya oluşumlarında bulunmaktadır. Fosilleşme, kalıntıların fosil haline gelme sürecidir. Fosilleşme nadirdir. Çoğu organizma öldükten sonra oldukça hızlı bir şekilde ayrışır.

Korunmuş kalıntılar, yaklaşık 10.000 yıllık bir yaşa ulaştıklarında fosil haline gelir. Yünlü mamutların fosilleşmiş dişleri, en son fosillerimizden bazılarıdır. En eski fosillerden bazıları, 3 milyar yıldan daha uzun bir süre önce okyanusta yaşayan eski alglere ait fosillerdir.

Bir organizmanın fosilleşmesi için, kalıntıların genellikle ölümden hemen sonra tortu ile kaplanması gerekir. Tortu, kumlu deniz tabanını, lavları ve hatta yapışkan katranı içerebilir.

Balık fosili
Balık fosili

Zamanla tortudaki mineraller kalıntılara sızar. Kalıntılar fosilleşir. Fosilleşme genellikle iskeletler, dişler veya kabuklar gibi sert, kemikli vücut parçalarına sahip organizmalarda meydana gelir. Solucanlar gibi yumuşak gövdeli organizmalar nadiren fosilleşir.

Ancak bazen bir ağacın yapışkan reçinesi fosilleşebilir. Buna fosilleşmiş reçine veya kehribar denir. Amber, karıncalar, sinekler ve sivrisinekler gibi birçok hassas, yumuşak gövdeli organizmanın vücutlarını koruyabilmektedir.

Vücut Fosilleri ve İz Fosilleri

Kemik, diş ve kabuklardan oluşan fosillere vücut fosilleri denir. Çoğu dinozor fosili, vücut fosillerinin koleksiyonlarıdır.

İz fosilleri, biyolojik aktivitenin kanıtlarını koruyan kayalardır. Bunlar fosilleşmiş kalıntılar değil, sadece organizmaların izleridir. Eski bir yaprağın veya ayak izinin izi, bir iz fosilidir. Fosiller ayrıca yumuşak kayalarda veya çamurda izler bırakabilmektedir.

Neden Fosilleri İnceliyoruz?

Fosiller, bize Dünya’daki yaşamın tarihi hakkında yararlı bir fikir verir. Bize yaşamın ve insanların nereden geldiğini öğretebilmektedir. Ayrıca Dünya’nın ve çevremizin jeolojik zaman içinde nasıl değiştiğini ve artık birbirinden çok farklı olan kıtaların bir zamanlar nasıl birbirine bağlı olduğunu gösterebilirler.

Fosiller, bitki ve hayvanların çevrelerine adaptasyonu için önemli kanıtlar sağlar. Fosil kanıtları, canlıların nasıl evrimleştiğinin ve bu sürecin nasıl bir “hayat ağacı” ile temsil edilebileceğinin bir kaydını sağlar ve tüm türlerin birbiriyle akraba olduğunu gösterir.

Fosiller, kayaları tarihlemek için de kullanılabilir. Evrim süreci boyunca, farklı yaşlardaki kayalarda farklı türde fosiller meydana gelir. Ve bu da jeologların jeolojik tarihi anlamak için fosilleri kullanmalarını sağlar. Jeologlar için fosiller, yaş korelasyonu için en önemli araçlardan biridir. Örneğin ammonitler, stratigrafi (katman bilimi) için mükemmel rehber fosiller oluşturur; aynı ülke içinde veya dünyanın başka bir yerinde farklı yerlerde bulunan iki veya daha fazla kaya tabakasının veya tabakanın göreli yaşını belirlemek için kullanılabilirler.

Fosiller, iki metre kanat açıklığına sahip dinozorlar veya yusufçukların yaşadığı dünyalar gibi farklı dünyaları anlamak için kullanılabilmektedir.

Fosilleri Hangi Bilim Dalı İnceler?

Fosilleri inceleyen ve bunları yorumlayan bilim dalının adı paleontolojidir. Paleontoloji sözcüğü Yunanca kökenli olup, eski anlamına gelen “palaios” ve inceleme anlamına gelen “logos” sözcüklerinden oluşmuştur.

Geçmişe ait yazıtları, heykelleri ve sanat ürünlerini inceleyen bilim dalına da arkeoloji adı verilmektedir. Bir arkeolog için bir tapınağın ya da bir mezarın önemi ne ise, paleontologlar için de fosillerin ve dolayısıyla evrimin önemi odur.

Sonuç

Yeryüzü katmanları arasında yer alan, binlerce yıl öncesinin kalıntıları fosiller ya da arkeolojik eserler, günümüz insanının yeryüzü tarihinin çeşitli dönemlerini anlamasını mümkün kılmaktadır.

Bunun yanı sıra fosillerin incelenmesi ve jeolojik katmanların dağılım biçimleri, bilim insanlarına bir toprağın yaşını belirlemede en güçlü kaynağı oluşturmaktadır.

Yazıyı paylaş:

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.