Getto Nedir? Tarihi ve Özellikleri

Fransızca kökenli bir kelime olan “getto” nun sözlükte yer alan tanımlarından biri şu şekilde: “Eskiden, bazı Avrupa ülkelerinde Yahudilerin kendi istekleri ya da zor yoluyla yerleştirildikleri yerleşim alanı“. İkinci bir tanımda ise “Bir kentin, herhangi bir azınlık kümesince yerleşilen bölümü” olarak açıklanmış. Hadi gelin getto nedir, gettonun tarihi ve gettoların özellikleri nelerdir yakından inceleyelim.

Getto Nedir?

Getto, eskiden bir kentin Yahudilerin oturmak zorunda bırakıldıkları sokak ya da mahallesine verilen isimdir. İlk kez 1179’da Hristiyan dünyasının temsilcileri bir araya gelerek Roma’da Hristiyanların, Hristiyan olmayanlarla ve Yahudilerle görüşmelerini ve aynı semtte oturmalarını yasakladılar.

1280’de Fas’ta yaşayan Müslümanlar da Yahudileri “millah” adı verilen belirli bir bölgede oturmaya zorladılar. Bunlar Yahudilerin toplumdan zorla tecrit etme uygulamasının ilk örnekleriydi.

Getto nedir? Resimde tipik bir getto mahallesi görünmektedir. Çokça insanın yaşayacağı, sıkışık biçimdeki evler
Getto nedir? Resimde tipik bir getto mahallesi görünmektedir. Çokça insanın yaşayacağı, sıkışık biçimdeki evler

Avrupa’daki Yahudi Ayrımcılığı

14. ve 15. yüzyıllarda Yahudi ayrımcılığı Avrupa’nın her yanına yayılmıştı. Öyle ki Yahudiler ve Hristiyanlar ayrı mahallelerde yaşamaya başladılar.

Ama asıl 16. yüzyılda Yahudileri zorla belli mahallelere kapatma uygulamasına geçilmiştir. Getto sözcüğü de ilk kez 1516’da, Venedik’te, ayrı bir yerde oturmak zorunda bırakılan Yahudiler’in kurduğu mahalleler için kullanılmıştır.

Aynı yıl kentte Yahudi yerleşimi için bir bölge ayrılmıştır. Kentin geri kalan kesimiyle hiç bağlantısı olmayan bu bölgeye Hristiyan nöbetçiler yerleştirilmişti. Burası İtalya’daki gettolar için örnek oluşturdu.

Daha sonra İtalyan kentlerinin birçoğunda böyle gettolar kurulmuştur. Almanya ve Polonya’daki gettolardan başka birçok Avrupa kentinde de gettolar yaygınlaştı.

Frankfurt gettoları ve Prag’ın Judenstad’ı (Almancada “Yahudi Kenti” demek) ünlüydü. Polonya ve Litvanya’da Yahudiler, birçok kent ve kasabada nüfusun çoğunluğunu oluşturacak kadar kalabalıktı. Buralarda tümüyle Yahudi mahalleleri oluştu.

Gettoların Yapısı ve Özellikleri

Getto olarak kurulan mahallelerin çevresine duvar örülür, demir kapıları her gece kilitlenirdi. Hristiyanların kutsal günlerinde ise Yahudiler’in gettolarından çıkmasına izin verilmez, kapılara nöbetçiler dikilirdi.

Zira Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinde Yahudilerin suçlu olduğuna inanılması, böyle günlerde antisemitik saldırı olasılığını artırıyordu.

Ayrıca Yahudi mahallelerinin yayılmasına izin verilmediği için evler yüksek olurdu. Bunun sonucu olarak sıkış sıkış olan bu mahallelerde, bulaşıcı hastalık ve yangın tehlikesi hiç eksik olmazdı.

Gettolar içinde Yahudiler özerktiler, yani kendi gelenek ve göreneklerine göre yaşıyorlardı. Fakat getto dışında Yahudi olduklarını belirten bir rozet (genellikle sarı renkte) takmak zorundaydılar. Saldırıya uğrama ve rahatsız edilme tehlikesi onlar için her zaman geçerliydi.

Varşova gettosu: 2. Dünya savaşı sırasında Nazilerin kurduğu bu getto Yahudileri yok etmek için oluşturduğu toplama kampı idi.
Varşova gettosu: 2. Dünya savaşı sırasında Nazilerin kurduğu bu getto Yahudileri yok etmek için oluşturduğu toplama kampı idi.

Getto Sistemi Ne Zaman Bitti?

19. yüzyılda Batı Avrupa’daki gettolar birer birer ortadan kaldırılmıştır. Son getto, 1870’te Romanın Fransızlar tarafından işgalinden sonra ortadan kalktı. Fakat yine de bu tarihten sonra farklı coğrafyalarda çeşitli gettolara rastlanmaktadır.

Örneğin, Rusya’da imparatorluğun batı yörelerinde “Çerta Osediosti” olarak bilinen kısıtlanmış yerleşim alanları 1917 Sovyet Devrimine değin korunmuştur.

II. Dünya Savaşı sırasında, Almanya’da Nazilerin yeniden oluşturduğu gettolar, Yahudilerin yok edilmek üzere toplandığı kamplardı. Varşova gettosu bunların en bilinen örneğidir.

1948’de İsrail’e yapılan büyük çaplı göçe değin Yemen gibi bazı İslam ülkelerinde de gettolar vardı.

Günümüzde “Getto” Terimi

Günümüzde getto sözcüğü genellikle kentlerde yoksul insanların ya da azınlıkların yaşadıkları bölgeleri tanımlamak için kullanılmaktadır.

Bu bölgelerin etrafını çevreleyen duvarları yoktur. Fakat, sosyal hizmetlerin ulaşmadığı, işsizliğin ve eğitimsizliğin yaygın olduğu bu yoksul semtlerde yaşayanlar, toplumun öteki kesimlerince suç işlemeye aday olarak görülmektedir. Bu yüzden de üzerlerindeki toplumsal baskılar çok ağırdır.

Zira ABD’de Siyahlar’ın ve göçmenlerin yaşadıkları mahallelerde ve Avrupa’da göçmen işçilerin oturduğu semtlerde bu gibi baskılara ve ayrımcı uygulamalara sıkça rastlanmaktadır.

Kaynak:
Britannica

Yazıyı paylaş:

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir