John Stuart Mill Kimdir? Hayatı ve Felsefesi

İngiliz filozof ve iktisatçı John Stuart Mill yararcı felsefeye insani bir boyut kazandırmaya çalıştı. Mantık, siyasal iktisat, estetik ve siyaset kuramı alanlarındaki çok sayıda yapıtı kadar toplumsal önerileriyle de etkili oldu.

Bu yazıda John Stuart Mill kimdir, hayatı, felsefesi ve önemli eserlerinden bahsedeceğiz.

John Stuart Mill Kimdir?

Stuart Mill 20 Mayıs 1806’da Londra’da doğdu. Ünlü tarihçi, iktisatçı ve felsefeci James Mill’in oğludur. Babasının sıkı bir disiplin altında evde eğittiği Mill, üç yaşında Yunanca öğrenmeye başladı. Daha sekiz yaşındayken birçok Yunanca kitap okumuştu.  

Yunan felsefesini, Platon ve Aristoteles’i tanıdıktan sonra siyasal iktisada geçti. 13 yaşındayken Adam Smith ve David Ricardo gibi klasik iktisatçıların yapıtlarını okudu.

Mayıs 1820-Temmuz 1821 arasında Fransa’da babasının yakın dostu filozof Jeremy Bentham’ın kardeşi Sir Samuel Bentham’ın ailesinin yanında kaldı. Bu dönemde Jeremy Bentham’ın yararcı düşüncesini inceledi. 1823’te birkaç arkadaşıyla Yararcılar Derneği’ni kurdu.

Aynı yıl 1858 yılına kadar görev yapacağı Doğu Hindistan Kumpanyası’nda denetçi olarak çalışmaya başladı. Yazarlık hayatı bu dönemde başladı. Çeşitli gazetelerde siyasal ve hukuksal konulara değindiği yazıları yayınlandı.

1830’lu yıllarda Mill için daha üretken bir dönem başladı. 1835 yılında London Review dergisinin yayın yönetmenliğine getirildi. Mantık ve siyasal iktisat alanlarındaki çalışmalarına bu dönemde başladı. 1844 ve 1848 yıllarında siyasal iktisat üzerine yayınladığı eserlerinde gelir dağılımının düzeltilmesine vurgu yaptı. Yine bu dönemde kadınlara oy hakkı verilmesini de istedi.

Eşinin ölümünden sonra Fransa’da Avignon yakınlarında bir villaya yerleşti. Burada etik ve siyaset kuramı üzerine kitaplarını yayımladı. Aynı zamanda genel felsefe sorunları üzerine çalışmalarını da sürdürdü. Auguste Comte’nin deneysel ve nesnelci felsefesine yakınlık duyarken toplumu bilim adamlarının ve teknokratlarının buyruğuna veren toplumsal kuramına karşı çıktı.

1865 yılında parlamentoya seçilen Mill liberallerin radikal kanadında yer aldı. 1867 yılında ise St. Andrews Üniversitesi’nin rektörlüğüne seçildi.  John Stuart Mill 8 Mayıs 1873’te Avignon Fransa’da öldü.

John Stuart Mill’in Felsefesi

Mill, deneyimli bir felsefeci olarak zihinle ilgili bütün işlemleri düşünce çağrışımına bağlar. Kesin olarak kabul edilebilecek tek şeyin duyumların varlığı olduğunu ileri süren Mill, duyumlar arasında iki sınıf ayırt eder: Anında algılanmış duyumlar ve olası duyumlar.

Olası duyumların sürekliliği söz konusudur, çünkü bunlar uzun bir deneyimle insan tininde biriktirilmiştir. Bu süreklilik, bizi dış dünyanın ilk gerçeklik olduğuna inandırır. Oysa, gerçekte duyumlarımız bu gerçeklikten önce gelir. Anlama gücümüz, madde diye adlandırdığımız şeyi, işte bu duyumları sayesinde yaratır. Bu idealizm, davranış biçimimizi hiçbir bakımdan değiştirmez, çünkü duyumların davranışımızı yönlendirecek yeterli bir nesnelliği vardır.

Böyle bir kuramın mutlak bir tinselciliğe öncülük etmesi gerektiği sanılır ama bu, varoluşu, yani duyumlarımızı aşmak demektir. Biz tini, maddenin bilinmesinde olduğu gibi, duyuların art arda gelmesiyle tanırız.

Ruhta doğuştan olan hiçbir şeyin, kavrayış gücüyle ilgili temel yasaların, özgür kendiliğindenliğin, doğal eğilimlerin bulunmadığını kanıtlamak gerekir. Mill de çağrışımcılığın bütün kaynaklarına başvurarak bu konuda bir sonuca ulaşır. Ünlü tümevarım kuramını desteklediği The System of Logic (Mantık Sistemi, 1843) adlı yapıtı da aynı gelenek içinde yer alan klasik bir yapıttır.

Yararcı Bir Ahlak Anlayışı

Mill’e göre insan etkinliği belli ölçüde özgürdür. İnsanoğlu kişiliğinin oluşmasına katkıda bulunma yeteneğiyle nedenler ve etkiler zincirine müdahalede bulunur. Bu da cezalandırma hakkını doğrular, çünkü insan, sorumluluğu olan bir varlıktır.

Stuart Mill ahlak konusunda yararcı bir öğretiyi destekler. Ona göre, ahlakın temeli “yarar ya da en büyük mutluluk ilkesidir”. Bir başka deyişle en yüce erek, olabildiğince haz dolu, acılardan olabildiğince uzak bir yaşamdır.

Mill’e göre hazları yalnızca niceliklerine göre değil, niteliklerine göre ayırt etmek gerekir. Zira insan kendi mutluluğunun yanı sıra başkalarının da mutluluğunu aramak zorundadır. İktisat konusunda bağımsız bir liberal olan Mili toplumsal sorunlarla da yakından ilgilenmiş, özellikle kadın haklarını savunmuştur.

Başlıca Eserleri

  • The System of Logic (Mantık Sistemi, 1843)
  • Essays on Some Unsettled Questions in Political Economy (İktisadın Bazı Çözümlenmemiş Sorunları Üstüne Denemeler, 1844)
  • Principles of Political Economy (İktisadın İlkeleri, 1848)
  • Hürriyet (On Liberty, 1859)
  • Considerations on Representative Government (Temsili Hükümet Üstüne Görüşler, 1861)
  • Utilitarianism (Yararcılık, 1861)
  • Auguste Comte and Positivism (Auguste Comte ve Pozitivizm, 1865)
  • The Subjection of Women (Kadınların Köleliği, 1869)

Yazıyı paylaş:

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir