El Falı Gerçek Mi, Efsane Mi?

Yüzlerce yıldır merak edilen ve üzerinde tartışılan bir konu olan el falı geleceği öngörmek için kullanılmakta. Adından da anlaşılacağı üzere el çizgilerinin incelenmesi yoluyla bir kişinin kaderine dair ipuçları sunduğu iddia edilir. Kimine göre bilimsel bir yöntem kimine göre ise bir aldatmaca. Bu yazıda bu konuya açıklık getireceğiz. Yani el falı gerçek mi, bilimsel temelleri var mı, yoksa bir efsane mi?

El falı gerçek mi?
El falı gerçek mi?

El Falı Nedir?

Elin ayasındaki kıvrım ve çizgileri yorumlayarak geleceği haber verme ve kişilik özelliklerini söyleme amacı taşıyan bir kehanet yöntemidir. Bu kıvrım ve çizgilerle bir kişinin niyeti, davranışı, duygu ve düşüncelerinin anlatıldığı söylenmektedir. Ayrıca el falının sağlık, kariyer, evlilik gibi yaşamın önemli noktaları hakkında bilgiler sağladığı da düşünülmektedir. Bu eski gelenek tarih boyunca birçok kültürde farklı şekillerde uygulanmıştır.

El Falına Nasıl Bakılır?

Hangi el daha aktif ise el falı için ona bakılır. Genel olarak sol elin geçmiş hayatı, sağ elin ise şimdiki hayatımızı yansıttığı kabul edilmektedir.

Avuç içinde toplam 12 çizgi vardır ama bunlardan üç tanesi ana çizgi olarak kabul edilmektedir. Bunlar yaşam (hayat), akıl ve kalp çizgileridir. Her bir çizgi, farklı anlamlar taşır. El falına bakan kişi de bu çizgiler üzerinden yorum yapar.

Peki El Falı Gerçek Mi?

Eldeki çizgiler ve öteki fiziksel özelliklerin, geleceğin önceden görülmesini sağlayacak psişik ya da gizli bir anlamı olduğunu destekleyen herhangi bir bilimsel görüş bulunmamaktadır. Yani el falının kaderimizi göstereceğine ilişkin bilimsel bir bulgu yoktur.

Bununla birlikte el, kişinin sağlığı, temizlik alışkanlıkları ve mesleği (nasır vb. gibi) üzerine bilgiler verebilir. Hatta duygusal (sinir, stres, vb.) açıdan da önemli bilgiler (tırnak yeme gibi) sağlayabilir. Eller tıbbi tanı sürecinde de düzenli olarak incelenmektedir. Ayrıca el falına bakanların da bu tür ipuçlarını değerlendirerek kehanette bulunduğu sanılmaktadır.

El Falının Tarihi

El falının eski Hindistan’da ortaya çıktığı ve buradan dünyaya yayıldığı sanılmaktadır. Çin, Tibet, İran, Mezopotamya ve Mısır’da bilinen el falı Eski Yunan’da önemli ölçüde gelişti. Orta Çağ’da gerileyen el falı Rönesans döneminde yeniden canlandı.

19. yüzyılda Cheiro lakaplı Louis Hamon Hindistan’a giderek el falını öğrendi. Daha sonra da kendini bir uzman gibi tanıttı ve birçok müşterisi oldu. Müşterilerinin arasında Mark Twain, Mata Hari, Oscar Wilde ve Thomas Edison gibi birçok ünlü vardı.

El falı, tarih boyunca hem merak uyandıran hem de tartışmalara sebep olan bir konu oldu. Her ne kadar bilimsel olarak kesin sonuçlar sunmasa da eğlenceli ve heyecanlı bir deneyim olarak görebilirsiniz.

El falına inananlar ve bu yöntemi tercih edenler, geleceğe dair bir nebze ipucu bulma umudu taşırlar.

Yorum yapın