Mehmet Toprak Oldu, Çanakkale Geçilmez Oldu

Bildiğiniz üzere 18 Mart Çanakkale zaferimizin yıl dönümü. Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun “Meydanlar” adlı şiirinde “Tarihin en zor meydanı” olarak nitelendirdiği yerdir Çanakkale. Geçilmez olduğunu yedi düvele gösterdiğimiz meydandır Çanakkale. Bundan 4 yıl sonra Atatürk ‘ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkması ile başlayan Milli Mücadele hareketimiz, Kurtuluş mücadelesi ve Kurtuluş. Çanakkale zaferimizin yıl dönümünde, sizlerle bir şiir paylaşmak istedim: Fikret Tunç’a ait “Mehmet toprak oldu” şiiri.

Mehmet Toprak Oldu

Yokluktu, yoksulluktu Anadolu
Bozkırın orta yerinde bir çocuk doğdu
Adı Mehmet oldu.
O şehit oğluydu. Daha doğmadan yetim oldu.
Anası kaptı Mehmet’i, koştu.
Tarlada ırgat oldu.
Eski bir yorgana sardı Mehmet’i, toprağa koydu.
Gün oldu meme emdi; karnı doydu, gözü doydu.
Gün oldu; aç kaldı, susuz kaldı.
Gün oldu, toprak onun yatağı oldu.
Mehmet toprağın üstünde kırk günlük bebek oldu.
Yağmur yağdı yıkadı yüzünü, ayaz kuruttu ellerini,
Güneş kararttı tenini,
Mehmet’in aklı erer oldu.
Babasını sordu,
Dedi anası; şehit oldu.
Gövdesini toprak yaptı vatana kattı
Senin baban toprak oldu.
Mehmet’in aklı ermedi.
Babası nasıl toprak olurdu?
Gün geldi! Düşman Çanakkale’ye geldi.
Toprak! Dedi Mehmet’in yaşı on yedi
Toprak benim babam dedi. Vermem dedi.
Mehmet Mehmetçik oldu.
Anası onu son kez doyurdu.
Koştu Çanakkale’ye Mustafa Kemal’in askeri oldu.
Gün oldu karnı doydu, gözü doydu.
Gün oldu, aç kaldı, susuz kaldı.
Gün oldu toprak onun yatağı oldu.
Mehmet toprağın üstünde kırk günlük asker oldu.
Yağmur yıkadı yüzünü, ayaz kuruttu ellerini.
Güneş kararttı tenini, Mehmet’in aklı erdi.
Hatırladı.
Babasının gövdesini toprak yaptığını,
Anladı! Babası nasıl toprak oldu.
Mehmet Mehmetçik oldu. Çelik oldu.
Duvar oldu. Çanakkale geçilmez oldu!
Ateş kustu düşman, mermi kustu, bomba kustu.
Durdu Mehmet! Çöktü dizlerinin üstüne.
Kan vardı göğsünün üstünde.
Yattı toprağın üstünde kırk günlükken yattığı gibi.
Tuttu toprağı kırk günlükken tuttuğu gibi.
Mehmet şehit oldu!
Mehmet toprak oldu, toprağa renk oldu.
Bitki oldu, yaprak oldu.
Bayrağa kırmızı oldu.
Gelin kızın halısına boya oldu, desen oldu.
Koyuna kuzuya çimen oldu, yün oldu, iplik oldu.
Ustanın elinde çanak oldu, çömlek oldu.
Aşığın dilinde türkü oldu.
İki yüz elli bin Mehmet şehit oldu.
İki yüz elli bin Mehmet toprak oldu.
Toprak bize vatan oldu!

Fikret TUNÇ

Şiirin Bendeki Hikayesi

Bundan neredeyse 10 yıl önce, 2012 yılının bir yaz gününde Çanakkale Şehitliğini ziyaret etmiştik. Şunu en baştan söylemek isterim ki, Çanakkale Şehitliğini her Türk gencinin mutlaka gidip görmesi gerektiğine inanıyorum.

Bir tur ile ziyareti gerçekleştirmiştik, tur rehberimiz emekli bir subaydı. Tabyalar, siperler, 261 rakımlı tepe, Anafartalar, Conkbayırı, Seddülbahir ve daha nice şehitlerimizin kanları ile sulanmış topraklar. Zamanında düşmanla göğüs göğüse çarpışan atalarımızın bulundukları siperlerin içinde hepimiz dinlenmeye başlamıştık.

Mehmet toprak oldu, Çanakkale geçilmez oldu
Mehmet toprak oldu, Çanakkale geçilmez oldu

Gördüklerim ve rehberimizin anlattıklarıyla birlikte, daha vapurla Gelibolu’ya geçerken gördüğüm “Dur Yolcu, Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir” mısralarının manasını ve bastığımız bu toprakların vatanın kalbinin attığı yer olduğunu daha da çok hissediyordum.

Bu esnada rehberimiz kültürümüzde 40 sayısının öneminden bahsetti: “Bizde 40 sayısının bir önemi vardır. Doğan bebeğin 40 günü çıksın deriz, bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır deriz, bir yakınımızı kaybettiğimizde 40. günde mevlit okuturuz” dedi. Ve hemen ardından bizlere şehit oğlu Mehmet’in 40 günlük bebeklikten nasıl yetişip Mustafa Kemal Paşa’nın askeri olduğunu ve Çanakkale’nin Geçilmez olduğunu bu şiirle anlatmıştı.

Yazıyı paylaş:

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir