Akropolis (Akropol) Nedir?

Eskiçağlarda kentler, savunmayı kolaylaştırmak için genellikle bir tepenin üzerinde, ortadaki bir kalenin çevresinde kurulurdu. Kent zamanla genişleyip tepenin eteklerine doğru yayıldığında, tepenin üstünde kalan ilk yerleşmeye akropolis denirdi. “Kentin yukarı bölümü” anlamındaki bu Yunanca sözcük bütün eskiçağ kentlerinde benimsenmiştir. Bu yazıda Akropolis nedir konusuna değinirken günümüze ulaşan en ünlü akropolis ile ülkemizdeki önemli akropolisler üzerine de kısa bilgiler bulacaksınız.

Akropolis Nedir?

Eski Yunan şehirlerinin en yüksek noktasında yer alan, idari, askeri ve dini yapıların bulunduğu ve aynı zamanda savunmaya yönelik merkezi kısma Akropolis denir.

Eski Yunanistan’da şehirlerin kuruluşu dini bir mana taşıdığından, tanrıların oturacağı yerler inşa etmek, Yunan şehir planlamasının temel özelliklerinden biriydi. Akropolis adı verilen binaların bir tepe üstünde olması hem dini hem de askeri açıdan önemliydi.

Atina Akropolisi

O çağlarda kurulmuş birçok kentin akropolisi vardı. Ama içlerinde en ünlüsü M.Ö. 5. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen Atina Akropolisi idi.

Sarp ve surla çevrili bir tepenin üzerinde bulunan bu akropolis, şehrin koruyucu tanrıçası olarak kabul edilen Athena’nın evi olarak yapılmıştır.

Atina Akropolü’nün dokuz giriş kapısı vardı. Bunlardan birine çok gösterişli bir merdivenle çıkılmaktaydı. Akropoldeki yapıların çoğu güneşin altında parıldayan beyaz mermerden yapılmıştır.

Atina Akropolisi'nden kentin görünümü. Bu tepede eskiden tanrıça Athena için yapılmış ilkel bir tapınak olduğu ve Persler tarafından yıkıldığı sanılıyor. M.Ö. 5. yüzyılda, Perikles zamanında Parthenon Tapınağı tamamlanınca Akropolis yeniden yapıldı.
Atina Akropolisi’nden kentin görünümü. Bu tepede eskiden tanrıça Athena için yapılmış ilkel bir tapınak olduğu ve Persler tarafından yıkıldığı sanılıyor. M.Ö. 5. yüzyılda, Perikles zamanında Parthenon Tapınağı tamamlanınca Akropolis yeniden yapıldı.

Bu yapılardan bazılarının çeşitli bölümleri yıkılmadan günümüze kadar ulaşmıştır. Örneğin M.Ö. yaklaşık 410 yılında yapımı tamamlanan Athena Nike Tapınağı büyük ölçüde onarılmıştır. Ayrıca Propylaia denen görkemli giriş kapısı ile Erekhtheion Tapınağı’nın kalıntıları da korunabilmiştir.

Karayatitler adı verilen, mermerden yapılmış altı kadın heykeli Erekhtheion’un Bakireler Balkonu’nda taşıyıcı sütun işlevi görür.

Atina Akropolisinin en önemli kısmı ise Antik Yunan’dan günümüze kalan en ünlü yapı olan Parthenon’dur.

Parthenon

Akropolün en ünlü yapısı, eski çağların en güzel tapınaklarından biri olan sütunlu Parthenon’dur. Kentin koruyucu tanrıçası Athena’ya adanmış olan Parthenon’u M.Ö. 5. yüzyılda büyük devlet adamı Perikles yaptırmıştır.

Parthenon Antik Yunan mimarisinin en büyük eseri olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Dünya’nın en büyük kültürel abidelerinden biri olarak Parthenon Antik Yunan ve Atina demokrasisinin de sembolüdür.

Bu tapınağın baş mimarı heykeltıraş Pheidias tanrıçanın fildişi ve altından bir heykelini de yapmıştı. Fakat bu heykel bugün kayıptır.

Erekhtheion'un Bakireler Balkonu: Eski Athena Tapınağı'nın yerina yapılmış olan Erekhteion üç balkonlu ve dört bölmeli bir tapınaktır. Resimde görülen balkona, karyatit adı verilen, genç kız heykeli biimindeki sütunları nedeniyle karyatitler balkonu da denir. 1976'da bu heykeller, hava koşullarından daha fazla zarar görmemeleri için, yerlerine kopyaları konarak müzeye kaldırılmıştır.
Erekhtheion’un Bakireler Balkonu: Eski Athena Tapınağı’nın yerina yapılmış olan Erekhteion üç balkonlu ve dört bölmeli bir tapınaktır. Resimde görülen balkona, karyatit adı verilen, genç kız heykeli biimindeki sütunları nedeniyle karyatitler balkonu da denir. 1976’da bu heykeller, hava koşullarından daha fazla zarar görmemeleri için, yerlerine kopyaları konarak müzeye kaldırılmıştır.

Parthenon, Hristiyanlık döneminde kilise olarak kullanılmıştır. Türkler Atina’yı alınca da camiye dönüştürülmüştür. 1687 yılında bu yapıdaki barut deposunun bir top mermisiyle patlaması sonucunda Parthenon’un orta bölümü havaya uçtu.

1802 yılında İngiliz Lord Elgin, Parthenon’daki bazı mermer heykelleri İngiltere’ye götürdü. Elgin Mermerleri olarak bilinen bu heykellerde çok güzel insan, at ve insan başlı at (Kentauros) süslemeleri vardır.

1816’da devletin satın aldığı bu heykeller o tarihten beri Londra’daki British Museum’da bulunmaktadır. Fakat Yunan hükümeti heykellerin kendilerine geri verilmesi için İngiltere’ye başvurmuştur. Aradan bunca zaman geçtikten sonra, heykellerin yeniden Parthenon’daki eski yerlerine yerleştirilme olasılığı çok düşüktür.

NOT: Bir başka antik yapı olan Höyük hakkındaki yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Anadolu’daki Akropolisler

Eski Yunan Medeniyeti, Yunanistan’ın haricinde Anadolu’da da çok sayıda akropolis inşa etmiştir. Bunlardan ayakta duran bazı önemli akropolisler şunlardır:

Pergamon (Bergama)

İzmir iline bağlı Bergama ilçesinde yer almaktadır. Yapılan çeşitli kazı ve restorasyonlar sonucu günümüze kadar gelen Pergamon akropolisi Dünya’nın sayılı akropolislerindendir.

Assos

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin yaklaşık 17 km güneyindeki Behramkale köyünde bulunan antik kent içinde yer alır.

Olimpos

Antalya ilinin batısında Kumluca ilçesi Tahtalı dağının 10 km kuzeyinde kalan Likya antik yerleşimi içindedir.

Arikanda (Arykanda)

Antalya ili Finike ilçesi yakınlarında bulunan Likya antik kenti içinde yer almaktadır.

Kaunos

Muğla ilinin Köyceğiz ilçesine bağlı Çandır mahallesi sınırları içinde yer almaktadır.

Faselis (Phaselis)

Likya antik kenti içinde bulunmaktadır. Antalya ili Kemer ilçesi yakınlarındadır.

Kaynak:
Britannica

Yazıyı paylaş:

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir