Reşat Nuri Güntekin Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Türk Edebiyatında çok önemli bir isim olan Reşat Nuri Güntekin daha çok romancı olarak tanınsa da öykü ve oyunlar da yazmıştır. En çok okunan ve sevilen romanı Çalıkuşu 1922’de bir gazetede tefrika olarak yayımlanmaya başladığında çok beğenilmiştir. Özellikle Feride’nin öyküsü birçok genç kızı etkilemiş ve Anadolu’da çalışma hevesi uyandırmıştır.

Bu yazıda Edebiyatımızın önemli isimlerinden Reşat Nuri Güntekin’in hayatı ve eserleri üzerine bilgiler bulacaksınız.

Reşat Nuri Güntekin Kimdir?

Reşat Nuri, aydın bir ailenin çocuğu olarak 25 Kasım 1889’da İstanbul’da dünyaya geldi. Askeri hekim olan babasının yanında küçük yaşta Anadolu’nun bazı kentlerini dolaştı. Okula gitmeyi sevmiyor, daha çok sokakta oynamaktan ya da lalasının (bakıcı ve eğitici) anlattığı masalları dinlemekten hoşlanıyordu. Öğrendiği yeni bilgilerin çekiciliğiyle zamanla okula alıştı.

İzmir’de bir Fransız okulunda öğrenim gören Reşat Nuri, bir yarışma sonucunda girdiği İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi’nde okudu. 1912’den itibaren önce Bursa’da, sonra da İstanbul’un çeşitli liselerinde Fransızca, Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı.

1931-1943 yıllarında üstlendiği Milli Eğitim Müfettişliği görevi Anadolu’yu tanımasında çok etkili oldu. Gittiği yerlere ilişkin gözlemlerini, yol anılarını Anadolu Notları (1936) adlı 2 ciltlik kitabında topladı. Yazarın Adapazarı, Bursa, Afyon, Denizli, İzmir, Niğde, Diyarbakır gibi kentlerde ve kasabalarda karşılaştığı, tanıdığı insan tipleri ve toplumsal olaylar yapıtları için zengin bir malzeme oluşturuyordu

1939-1946 arasında Çanakkale milletvekilliği yaptı. Daha sonra UNESCO üyeliği ve kültür ataşeliği görevleri nedeniyle Paris’te bulundu. 1954’te emekli olduktan sonra yalnızca yapıtlarıyla ilgilendi.

Akciğer kanserine yakalanan yazar, tedavi için gittiği Londra’da 7 Aralık 1956’da öldü. Öldüğü gün son oyunu Bu Gece Başka Gece İstanbul’da sahneleniyordu.

Yazarlık Hayatı ve Eserleri

Çok verimli bir yazarlık yaşamı olan Reşat Nuri edebiyata öyküyle başladı. Ardından tiyatro eleştirileri ve oyunlar yazdı.

Bursa’daki anılarını konu alan ilk romanı Harabelerin Çiçeğini (1918) Cemil Nimet takma adıyla yayımladı. Asıl adıyla yayımladığı ilk romanı ise 1920’de çıkan Gizli El’dir. Yazar bu romanında devlet örgütünün işleyişindeki bozuklukları sergiler.

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin asıl ününü 1922’de Vakit gazetesinde tefrika edilen Çalıkuşu romanıyla sağladı. Yazarın, Türk aydınının Anadolu’yu tanımayışını eleştirmek ve ilgisini Anadolu’ya yöneltmek için yazdığı Çalıkuşu, İstanbullu bir genç kız olan Feride’nin öyküsünü konu alıyordu.

Çalıkuşu’nun konusu kısaca şöyledir: Feride, teyzesinin yanında yetişen öksüz bir kızdır. Küçükken yaramazlığı ve hareketli oluşu nedeniyle kendisine “çalıkuşu” lakabı takılmıştır.

Birlikte büyüdüğü teyzesinin oğlu Kamuran’a aşık olur. Kamuran da onu sevmektedir. Ama bir yanlış anlama sonucu ilişkileri bozulur ve Feride evden kaçar. Bakanlığa başvuran Feride öğretmen olmak ister ve Bursa’nın Zeyniler köyüne atanır. Bundan sonra Anadolu’nun birçok köyünü dolaşır.

Aşk acısını unutmak için kendini öğretmenliğe vererek özveriyle çalışır. Kendini Anadolu insanına adar. Ama her gittiği yerde güzelliği başına dert açar. Tanıştığı ve kendisini kızı gibi seven yaşlı köy hekimi Hayrullah Bey’le ilişkisi dedikodulara neden olunca nikâhlanır. Ama gene eskisi gibi baba kız ilişkisi içinde yaşarlar.

Bir gün Hayrullah Bey, Feride’nin günlüğünü yazdığı defteri bulur. Günlüklerden Feride’nin Kamuran’a olan aşkını öğrenir. Defteri saklar ve ölmeden bir süre önce Feride’ye bir paket içinde verir. Hayrullah Bey, Feride’nin ne olduğunu bilmediği bu paketi teyzesine vermesini ister.

Hayrullah Bey öldükten sonra Feride paketi teyzesine teslim eder. Paketi açıp günlükleri okuyan Kamuran her şeyi öğrenmiş olur. Feride’ye evlenme teklifi eder ve evlenirler.

Mutlu bir sonla biten Çalıkuşu duygusal ama gerçekçi bir romandır. Yoksulluk ve imkansızlıklar içinde yaşayan Anadolu köylüsü bu yapıtta güçlü bir dille anlatılmaktadır. Bununla birlikte konusu Anadolu’da geçen ilk romandır.

Çalıkuşu ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de en sevdiği romanların başında yer alır. Büyük taarruz öncesinde gündüzleri cephede kurmaylarıyla hazırlıkları yönetirken, geceleri de çadırında Çalıkuşu romanını okumuştur.

Diğer Önemli Eserleri

Yazarın Çalıkuşu’na benzer özellikler taşıyan Dudaktan Kalbe (1923), Damga (1924), Akşam Güneşi (1926) gibi romanları da sevilen yapıtlarındandır.

Reşat Nuri Güntekin hemen her yapıtında toplumsal sorunları, bireyi, bireyin iç dünyasını hoşgörülü bir bakışla işlemiştir. Özellikle çocuk kahramanlarını sevgiyle ele alır. Anadolu gerçeğinin üzerinde önemle duran yazar, halkı tanımayan aydına, İstanbul’dan başka yere ilgi göstermeyen devlete eleştirel bir gözle bakar.

Örneğin Değirmen (1944) adlı romanında, ilk kez bir kasaba görmüş valinin şaşkınlığı anlatılmaktadır. Vali kasabanın yoksul ve yıkık durumuna anlam verememekte, burada deprem olmuş sanmaktadır. Kasaba halkı ise yardım görmek için validen gerçeği gizleyerek olmamış depremi olmuş gibi gösterir. Olaylar gülünç biçimde gelişir.

Yazarın toplumsal sorunları işlediği diğer önemli iki yapıtı da Yeşil Gece (1928) ve Miskinler Tekkesi’dir(1946). Bu romanlarında dinsel yobazlık ve dilencilik ele alınır ve toplum için zararları anlatılmaktadır.

Reşat Nuri 70’i aşkın roman, öykü, oyun, gezi yazısı ve çeviri yapıt yayımladı ve yapıtlarıyla Türk edebiyatını derinden etkiledi. Yazarın birçok romanı filmlere de uyarlanmış, yapıtları başka dillere çevrilmiştir.

NOT: Türk şiirinde Garip akımının öncülerinden Melih Cevdet Anday’ın hayat hikayesini buradan okuyabilirsiniz.

Kaynak:
Britannica

Yazıyı paylaş:

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.