Süveyş Kanalı Nerede? Ne Zaman Açıldı?

Süveyş Kanalı, Akdeniz’i Kızıldeniz üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan insan yapımı bir su yoludur. Afrika kıtasının çevresini dolaşmak zorunda kalmadan Kuzey Atlantik’ten Hint Okyanusu’na geçişe izin verir. Avrupa ve Asya arasında nakliye için daha kestirme bir rota sağlar. Su yolu uluslararası ticaret için hayati önem taşımaktadır. Buna bağlı olarak Süveyş Kanalı da 1869’da açıldığından beri çatışmaların merkezinde yer alıyor.

1. Süveyş Kanalı Nerede?

Süveyş Kanalı, Mısır’da Akdeniz’deki Port Said’den güneye doğru Süveyş şehrine (Süveyş Körfezi’nin kuzey kıyılarında bulunan) 160 km uzanır. Kanal, Mısır’ın büyük bölümünü Sina Yarımadası’ndan ayırır. İnşası 10 yıl sürmüş ve resmi olarak 17 Kasım 1869’da açılmıştır.

Kanal, Süveyş Kanalı İdaresi’ne ait olup, bu idare tarafından işletilmektedir. Her zaman geçerli olmasa da tüm ülkelerin ticaret veya savaş gemilerine açık olacak şekilde kullanılmaktadır.

Süveyş kanalı 17 Kasım 1869 yılında açılmıştır
Süveyş kanalı 17 Kasım 1869 yılında açılmıştır

2. Süveyş Kanalı’nın İnşaatı

Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayan bir deniz rotasına olan ilgi çok eskilere dayanmaktadır. Nil Nehri’ni (ve dolayısıyla Akdeniz’i) Kızıldeniz’e bağlayan bir dizi küçük kanal, M.Ö. 2000 gibi çok eski bir tarihte kullanımdaydı.

Ancak, Akdeniz ve Kızıldeniz arasında doğrudan bir bağlantı, farklı irtifa seviyelerinde oldukları düşünüldüğünden imkansız olarak kabul edilmişti.

Bu nedenle, atlı araçları ve daha sonra trenleri kullanan çeşitli kara yolları, özellikle de günümüz Hindistan ve Pakistan’daki kolonileriyle önemli ticaret yapan Büyük Britanya tarafından kullanılmıştır.

2.1. Linant de Bellefonds

İki su kütlesi arasında doğrudan bir yol sağlayan büyük bir kanal fikri, ilk olarak 1830’larda, Mısır’da uzmanlaşmış Fransız kaşif ve mühendis Linant de Bellefonds’un çalışmaları sayesinde tartışılmıştır.

Bellefonds, Süveyş Kıstağı’nda bir araştırma yaptı. Akdeniz ile Kızıldeniz’in yaygın inanışın aksine aynı yükseklikte olduğunu doğruladı. Bu, bir kanalın inşa edilebileceği ve inşaatı önemli ölçüde kolaylaştıracağı anlamına geliyordu.

1850’lere gelindiğinde Mısır’ın yönetimi Osmanlı İmparatorluğunda idi. Başında ise Hidiv Said Paşa (Mısır ve Sudan’ı yöneten kişi) bulunuyordu. 1854 yılında Hidiv Said Paşa kanal yapımı için Fransız diplomat Ferdinand de Lesseps’e şirket kurma izni vermişti. Bu şirket Süveyş Kanalı Şirketi olarak tanındı. Ve şirkete su yolu ve çevresi üzerinde 99 yıllık bir kiralama izni verildi.

Lesseps’in ilk eylemi, Uluslararası Süveyş Kıstağının Delinmesi Komisyonu’nu (Commission Internationale pour le percement de l’isthme des Suez) oluşturmaktı. Komisyon, önde gelen bir inşaat mühendisi olan Alois Negrelli de dahil olmak üzere yedi ülkeden 13 uzmandan oluşuyordu.

Negrelli, Bellefonds’un çalışmaları ve bölgenin orijinal araştırması üzerine etkili bir şekilde inşa etti. Ayrıca kanal için mimari planların geliştirilmesinde lider bir rol aldı. Komisyonun nihai raporu 1856’da tamamlandı; iki yıl sonra Süveyş Kanalı Şirketi resmen kuruldu.

2.2. İnşaat Çalışmaları

Kanalın en kuzeydeki Port Said ucunda inşaata 1859 başlarında başlandı. Kazı çalışmaları 10 yıl sürdü ve projede tahminen 1,5 milyon kişi çalıştı.

Ne yazık ki, kanalda çalışanların çoğu köle işçiydi. On binlerce kişinin Süveyş’te çalışırken kolera ve diğer sebeplerden öldüğüne inanılıyor.

Bölgedeki siyasi kargaşa, kanalın yapımını olumsuz etkiledi. Mısır o zamanlar İngiltere ve Fransa tarafından yönetiliyordu ve sömürge yönetimine karşı birkaç isyan vardı.

Bu durum, o zamanki inşaat teknolojisinin sınırlamaları ile birleştiğinde, Süveyş Kanalı’nın inşasının toplam maliyetinin, ilk tahminin iki katından fazla bir değere (100 milyon dolar) yükselmesine neden oldu.

2.3. Süveyş Kanalı Ne Zaman Açıldı?

Mısır ve Sudan Hidivi İsmail Paşa, 17 Kasım 1869’da Süveyş Kanalı’nı resmen açtı.

Resmi olarak, kanaldan geçen ilk gemi Fransız İmparatoriçesi Eugenie’nin İmparatorluk yatı L’Aigle ve ardından İngiliz okyanus gemisi Deltasıydı.

Bununla birlikte, bir İngiliz donanma gemisi olan HMS Newport, tören açılışından bir gece önce, kaptanı onu karanlığın örtüsü altında hattın önüne götürdüğü için su yoluna giren ilk gemi oldu. Kaptan George Nares, resmi olarak azarlandı. Ancak aynı zamanda ülkenin bölgedeki çıkarlarını destekleme çabalarından dolayı İngiliz hükümeti tarafından gizlice övüldü.

S.S. Dido, Süveyş Kanalı’nı güneyden kuzeye geçen ilk gemi oldu.

Yelkenli gemilerin bölgenin zorlu rüzgarlarında dar kanalda gezinmekte zorlanması nedeniyle kanalı yalnızca buharlı gemiler kullanabiliyordu.

Kanalın faaliyete geçtiği ilk iki yıl boyunca trafik beklenenden az olsa da, su yolu dünya ticaretini derinden etkiledi. Zira kanal Afrika’nın Avrupalı ​​güçler tarafından sömürgeleştirilmesinde kilit rol oynadı. Yine de Süveyş’in sahipleri mali sıkıntılar yaşadı. Öyle ki İsmail Paşa ve diğer sahipler 1875’te hisselerini Büyük Britanya’ya satmak zorunda kaldılar.

Ancak Fransa hala kanalın çoğunluk hissedarıydı.

3. Savaş Zamanında Süveyş Kanalı

1888’de İstanbul Anlaşması Süveyş kanalının İngilizlerin koruması altında tarafsız bir bölge olarak işleyeceğini kararlaştırdı. Zira o zamana kadar Mısır ve Sudan da dahil olmak üzere çevredeki bölgenin kontrolünü İngilizler ele geçirmişti.

İngilizler, I. Dünya Savaşı sırasında 1915’te Osmanlı İmparatorluğu’nun saldırısına karşı kanalı savundular.

1936 İngiliz-Mısır Antlaşması, İngiltere’nin, su yolu üzerindeki kontrolünü pekiştirdi. Özellikle 2. Dünya Savaşı sırasında İtalya ve Almanya kanalı ele geçirmeye çalışacaklardı. Kanalın sözde tarafsız statüsüne rağmen İtalyan ve Alman gemiler savaşın büyük bölümünde kanaldan geçemediler.

İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, 1951’de Mısır, İngiliz-Mısır Antlaşması’ndan çekildi.

4. Cemal Abdülnasır

Yıllarca süren müzakerelerin ardından İngilizler, 1956’da birliklerini Süveyş Kanalı’ndan çekti. Ve kanalın kontrolünü fiilen Başkan Cemal Abdülnasır liderliğindeki Mısır hükümetine devretti.

Nasır, kanalın işletmesini hızla millileştirmek için harekete geçti. Bunu Temmuz 1956’da mülkiyeti yarı devlet kurumu olan Süveyş Kanalı İdaresi’ne devrederek yaptı.

Hem İngiltere hem de ABD, bu harekete ve Mısır hükümetinin o dönemde Sovyetler Birliği ile ilişkiler kurma çabalarına kızmıştı. Başlangıçta, Aswan Barajı’nın inşası da dahil olmak üzere Süveyş’te planlanan iyileştirmeler için vaat edilen mali desteği geri çektiler.

Nasır hükümetinin İsrail’i Kızıldeniz’e bağlayan bir su kütlesi olan Tiran Boğazı’nı tüm İsrail gemilerine kapatma kararı alması başta İngiltere ve ABD olmak üzere diğer Avrupalı ​​güçleri de öfkelendirdi.

5. Süveyş Krizi

Buna karşılık, Ekim 1956’da İngiltere, Fransa ve İsrail’den birlikler Mısır’ı işgal etmekle tehdit ederek Süveyş Krizi’ne yol açtı.

Çatışmanın artmasından korkan Kanada Dışişleri Bakanı Lester B. Pearson, kanalı korumak ve herkese geçiş hakkı sağlamak istedi. Bu amaçla da bir Birleşmiş Milletler barış gücü kurulmasını tavsiye etti. BM, Pearson’ın teklifini 4 Kasım 1956’da onayladı.

Süveyş Kanalı Şirketi su yolunu işletmeye devam etmesine rağmen, BM kuvveti yakınlardaki Sina Yarımadası’nda barışı sürdürdü. Ancak bu, Süveyş Kanalı’nın uluslararası çatışmalarda merkezi bir rol oynayacağı son sefer değildi.

6. Arap-İsrail Savaşı

1967’deki Altı Gün Savaşı’nın başlangıcında Nasır, BM barış güçlerine Sina Yarımadası’ndan çıkma emri verdi.

İsrail bölgeye derhal asker gönderdi ve nihayetinde Süveyş Kanalı’nın doğu yakasının kontrolünü ele geçirdi. İsrail gemilerinin su yoluna girmesini istemeyen Nasır, tüm deniz trafiğine abluka uyguladı.

Özellikle abluka sırasında kanala girmiş olan 15 kargo gemisi yıllarca orada mahsur kaldı.

ABD ve İngiliz mayın tarama gemileri sonunda Süveyş’i temizledi. Böylece kanalı geçiş için bir kez daha güvenli hale getirdi. Yeni Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat, 1975’te kanalı yeniden açtı. Ve kuzeydeki Port Said’e giden bir gemi konvoyuna liderlik etti.

Bununla birlikte, İsrail birlikleri 1979 Mısır-İsrail Barış Antlaşmasına dayanarak 1981 yılına kadar Sina Yarımadası’nda kaldı. Gerekçeleri ise anlaşmaya göre düzeni sağlamak ve kanalı korumaktı. İsrail bugün de hala Sina Yarımadası’nda bulunmaktadır.

7. Günümüzde Süveyş Kanalı

Bugün kanalda günde ortalama 50 gemi geçiş yapmaktadır. Ve yılda 300 milyon tondan fazla mal taşınmaktadır.

2014’te Mısır hükümeti, Süveyş’in 35 km’lik kısmının 61 metreden 312 metreye genişleten 8 milyar dolarlık bir proje yaptı. Projenin tamamlanması bir yıl sürdü. Sonuç olarak kanaldan gemilerin her iki yönden aynı anda geçmesi sağlanabildi.

Genişletilmiş rotaya rağmen, Mart 2021’de Çin’den yola çıkan devasa bir konteyner gemisi kanalda sıkıştı. Kanalın her iki ucunda 100’den fazla gemi geçişini engelledi. Olay, yaklaşık bir hafta boyunca küresel ticareti kesintiye sebep oldu.

Kaynak:
https://www.history.com/topics/africa/suez-canal

Yazıyı paylaş:

Similar Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir